
Motosiklet sürüşünde virajlar, hem en keyifli hem de en fazla dikkat gerektiren bölümlerden biridir. Birçok iki teker sevdalısı için viraj almak, motosiklet kullanmanın en heyecan verici ve eğlenceli anlarından birini oluşturur. Ancak virajlar aynı zamanda sürücünün bilgi, beceri, dikkat ve doğru karar verme yeteneğini en fazla kullanması gereken yerlerdir.
Bu yazımızda; viraj ve dönüşlerin temel ilkelerini, güvenli bir viraj için dikkat edilmesi gereken noktaları, motosikletin yol tutuşunu etkileyen unsurları ve yolda kaymanın başlıca nedenlerini ele alacağız.
Viraj almak, motosikleti bir eğim, dönemeç veya viraj boyunca kontrollü bir şekilde yönlendirmek anlamına gelir.
Düz bir yolda ilerleyen motosiklet, herhangi bir yönlendirme kuvveti uygulanmadığı sürece karakteri gereği düz bir hat üzerinde ilerlemeye devam etmek ister. Ancak bir viraja girdiğimizde motosikletin yönünü değiştirmemiz gerekir. Bu noktada motosikletin dengesi, hızımız, motosikletin yatış açısı ve lastiklerin yol tutuşu büyük önem kazanır.
Viraj ne kadar keskinleşirse ve hızımız ne kadar artarsa, lastiklerden talep ettiğimiz yol tutuşu da o kadar artar. Bu nedenle viraj almak yalnızca motosikleti yatırmak değildir.
Viraj almak; doğru konum, doğru hız, doğru vites, doğru bakış ve doğru kontrolün bir araya gelmesidir.
Motosiklet sürerken geçtiğimiz hiçbir virajı tamamen aynı koşullarda değerlendirmemeliyiz. Bir virajın karakterini etkileyen birçok faktör vardır:
Bu nedenle daha önce birçok kez geçtiğiniz bir viraj bile, farklı bir günde tamamen farklı koşullar sunabilir. Örneğin; dün kuru olan bir yol bugün yağmur nedeniyle kaygan olabilir. Sabah temiz olan bir virajda gün içerisinde mıcır, kum veya başka maddeler bulunabilir. Yolun gölgede kalan bölümü ıslak olabilir veya virajın içerisinde hiç beklemediğiniz bir araçla karşılaşabilirsiniz.
Bu nedenle önemli bir prensibi aklımızdan çıkarmamalıyız: aynı viraj, her zaman aynı viraj değildir. Her girişimizde koşulları yeniden değerlendirmeliyiz.
Viraj ve dönüşlerde güvenli bir sürüş için üç temel unsur büyük önem taşır:
Viraja yaklaşırken yol üzerindeki konumumuz, görüş mesafemizi ve güvenlik payımızı doğrudan etkiler. Doğru konum sayesinde:
Ancak doğru konum her zaman yolun belirli bir noktasında olmak anlamına gelmez. Yol, trafik ve çevresel koşullar sürekli değiştiği için doğru konum da mevcut koşullara göre belirlenmelidir. Amaç her zaman daha fazla bilgi, daha iyi görüş ve daha fazla güvenlik payı elde etmektir.
Viraja yanlış hızla girmek, sürücünün karşılaşabileceği en önemli risklerden biridir. Viraja gereğinden hızlı girdiğinizde:
Bu nedenle hız kontrolünün büyük bölümü viraja girmeden önce yapılmalıdır. Viraja yaklaşırken koşulları değerlendirin ve motosikletinizi virajın yapısına uygun bir hızla yönlendirin.
Unutmayın: virajın içinde hızınızı düşürmek zorunda kalıyorsanız, büyük ihtimalle viraja gereğinden hızlı girmişsinizdir.
Viraja uygun vites seçimi, motosikletin daha kontrollü ve dengeli kullanılmasına yardımcı olur. Çok yüksek bir vites, gerektiğinde yeterli tepkiyi alamamanıza neden olabilir. Çok düşük bir vites ise gereğinden fazla motor freni veya ani güç aktarımı oluşturabilir.
Bu nedenle viraja girmeden önce uygun vitesin seçilmesi önemlidir. Viraj içerisinde vites değiştirmek veya motosikletin dengesini gereksiz yere bozacak hareketler yapmak yerine, mümkün olduğunca viraja girmeden önce gerekli hazırlıkların tamamlanması gerekir.
Viraj alırken temel prensiplerden biri şudur: viraja frensiz gir. Viraj içinde gazı sabit tut, destek gazını unutma. Çıkışta gazı aç ve ivmelen.
Viraja yaklaşırken:
Viraj içerisinde motosikletin dengesini koruyacak şekilde yumuşak ve kontrollü gaz kullanımı önemlidir. Viraj çıkışını ve yolun devamını gördüğünüzde ise koşullar uygunsa gazı kontrollü şekilde açarak motosikleti dengeli bir şekilde virajdan çıkarabilirsiniz.
Burada önemli olan nokta, ani ve sert kontrol hareketlerinden kaçınmaktır. Viraj içerisinde yapılan her sert fren, ani gaz hareketi veya ani yön değişikliği, motosikletin dengesini ve lastiklerin yol tutuşunu olumsuz etkileyebilir.
Motosiklet düz bir hatta ilerlerken herhangi bir yönlendirme kuvveti uygulanmadığı sürece düz gitme eğilimindedir. Viraj almak istediğimizde motosikletin yönünü değiştirmemiz gerekir. Viraj sırasında ortaya çıkan kuvvetlere karşı motosikletin dengeli bir şekilde dönebilmesi için motosiklet virajın içerisine doğru yatırılır.
Yatış açısı; hız arttıkça ve viraj keskinleştikçe genellikle daha fazla önem kazanır. Özellikle yüksek hızlarda ve sert virajlarda lastiklerin yol tutuşu kritik hale gelir.
Ancak amaç motosikleti mümkün olduğunca fazla yatırmak değildir. Amaç: mevcut hız ve viraj koşulları için gerekli olan yatış açısını, güvenli bir kontrol ve yeterli yol tutuşu payıyla kullanabilmektir.
Her motosikletin viraj karakteri farklıdır. Bir motosikletin yön değiştirme ve viraj alma kabiliyeti; tasarımına, ağırlığına, geometrisine, süspansiyon sistemine ve lastiklerine göre değişiklik gösterebilir.
Bu nedenle kendi motosikletinizin teknik özelliklerini bilmeniz son derece önemlidir. Özellikle aşağıdaki konularda bilgi sahibi olmanızı öneririz:
Bu bilgilerin önemli bir bölümünü motosikletinizin kullanma kılavuzunda bulabilirsiniz. Motosikletinizi tanımak, yalnızca teknik bilgi edinmek değildir. Motosikletinizin hangi koşullarda nasıl tepki verebileceğini bilmek, daha doğru sürüş kararları vermenize yardımcı olur.
Bir motosikletin güvenli şekilde viraj alabilmesi yalnızca sürücünün becerisine bağlı değildir. Viraj performansını etkileyen temel unsurlar şunlardır:
Sürücünün Becerisi — Sürücünün bakış tekniği, hız kontrolü, gaz kontrolü, fren kullanımı, motosiklet kontrolü ve risk değerlendirme becerisi viraj güvenliğini doğrudan etkiler.
Motosikletin Teknik Özellikleri — Motosikletin ağırlığı, süspansiyonu, lastikleri, geometrisi, fren sistemi ve elektronik yardımcıları virajdaki davranışını etkiler.
Yol ve Hava Koşulları — Yol yüzeyinin durumu ve hava şartları da yol tutuşunu doğrudan etkiler. Örneğin yağmur, kum, mıcır, yağ, ıslak yapraklar, bozuk asfalt ve yol üzerindeki yabancı maddeler lastiklerin tutunma kapasitesini önemli ölçüde azaltabilir. Bu nedenle her virajı mevcut koşullara göre yeniden değerlendirmek gerekir.
Şimdi yazımızın son bölümüne, yani kayma konusuna gelelim.
Motosikleti yol ve trafik koşullarının limitleri içerisinde kullanmak ve kaymayı baştan önlemek, kayma başladıktan sonra motosikleti tekrar kontrol altına almaya çalışmaktan çok daha güvenlidir. Ne kadar tecrübeli olursanız olun, motosikletin kayması son derece tehlikeli bir durumdur. Kayma başladıktan sonra motosikletin kontrolünü yeniden kazanmak her zaman mümkün olmayabilir.
Günümüzde motosiklet üreticileri sürüş güvenliğini artırmak amacıyla birçok elektronik sistem kullanmaktadır. Örneğin ABS, çekiş kontrol sistemi, farklı sürüş modları, viraj ABS sistemleri ve elektronik denge ve kontrol sistemleri. Ancak hiçbir elektronik sistem fizik kurallarını tamamen ortadan kaldıramaz. Bu sistemler sürücüye yardımcı olabilir ancak güvenliğin temelini oluşturmazlar.
En güvenli yaklaşım, bu sistemlerin devreye girmesine mümkün olduğunca ihtiyaç duymayacak şekilde sürüş yapmaktır.
Motosikletin kaymasına neden olabilecek temel faktörler şunlardır:
Bu davranışların tamamı lastiklerden mevcut yol tutuşunun üzerinde bir performans talep edilmesine neden olabilir. Unutmayın; lastiklerin yol tutuş kapasitesi sınırsız değildir. Viraj almak, fren yapmak ve hızlanmak aynı yol tutuş kapasitesini paylaşır. Bu nedenle aynı anda yapılan sert kontrol hareketleri, mevcut tutunma limitinin aşılmasına neden olabilir.
Kayma tehlikesini azaltmak için temel prensip oldukça basittir: kaymanın nedenlerini ortadan kaldırın. Bunun için:
En önemlisi ise: motosikletinizden ve lastiklerinizden, mevcut koşulların izin verdiğinden daha fazlasını istemeyin.
Virajlar motosiklet sürüşünün en keyifli bölümlerinden biri olabilir. Ancak keyifli olmaları, risksiz oldukları anlamına gelmez.
Güvenli bir viraj için doğru konum, doğru hız ve doğru vites temel prensiplerimizdir. Bunlara; doğru bakış, yol koşullarını değerlendirme, yumuşak gaz ve fren kullanımı, motosikletimizi tanıma ve yeterli güvenlik payı bırakma gibi unsurları da eklemeliyiz.
Kayma konusunda ise en doğru yaklaşım, kaymayı başladıktan sonra düzeltmeye çalışmak değil, kaymanın oluşmasına neden olacak şartları en baştan ortadan kaldırmaktır.
Moto Coach İstanbul olarak hedefimiz yalnızca motosiklet sürmeyi öğretmek değil; sürücülerin yolu, motosikletlerini ve kendi sınırlarını daha iyi anlamalarını sağlamaktır. Çünkü güvenli sürüş yalnızca motosikleti kontrol etmek değildir. Güvenli sürüş, doğru zamanda doğru kararı verebilmektir.
Unutmayın: daha hızlı olmak sizi daha iyi bir sürücü yapmaz. Daha fazla görmek, daha doğru değerlendirmek ve daha doğru karar vermek sizi daha güvenli bir sürücü yapar.